Skip to main content

2021 yılı büyük Türk şâiri ve fikir adamı Yunus Emre’nin 700. vefat yıl dönümü sebebiyle 30 Ocak 2021 tarihli T.C. Resmî Gazete’de yayımlanan bir genelgeyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” ilân edildi. Bu sebeple ülkemizin pek çok yerinde, özel ve kamu kuruluşları çeşitli anma ve kutlama etkinlikleri düzenledi.

Bu özel yılı anma etkinliklerinden bir tanesi de Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) iş birliğiyle 26-27 Kasım 2021 tarihlerinde “Yunus Emre ve Türkçe Yılı Münasebetiyle Türkçe Şûrası” düzenlendi. Bu yazıda ele alacağımız ve ASBÜ Yayınları tarafından basılan kitap, iki günlük Türkçe Şûrasında sunulan tebliğlerden, açılış konuşmalarından, sonuç bildirgesi ve şûra raporundan meydana gelmektedir.

Şûraya dil, edebiyat, hukuk, felsefe, din, medya ve tıp gibi pek çok farklı alandan kırktan fazla araştırmacı, alim, kurum temsilcileri ve mütefekkir katkı sundu. ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, YEE Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Kutalmış Yalçın, TDED Genel Başkanı Ekrem Erdem ve TYB Şeref Başkanı Mehmet Doğan’ın açılış konuşmalarıyla başlayan iki günlük şûra, “Dil Felsefesi-Felsefe Dili”, “Konuşma Dili”, “Dil ve Devlet, Devlet Dili, Resmî Dil”, “Edebiyat Dili”, “Türk Dünyasında Ortak Türkçe”, “Dil Bilgisi”, “Eğitim-Öğretim Dili”, “Akademik Dil-Akademinin Dili-İlim Dili”, “Din/İlahiyat Dili”, “Tıp Dili”, “Batı Kaynaklı Kelimeler ve Tercüme Dili”, “Hukuk Dili-Kanunların Dili” ve “Haberleşme-Medya Dili” olmak üzere on üç farklı oturumda gerçekleşti.

Türkçe Şûrası kitabında, farklı disiplinlerin kendi bağlamları doğrultusunda Türkçeye yönelttikleri bakışın sonucu olarak kırk üç tebliğin, açılış konuşmalarının ve şûra raporunun tam metni yer almaktadır. Şûradaki on üç oturum, kitapta on üç farklı bölüm olarak gösterilmektedir. Kitabın sonunda ise şûra sırasında çekilmiş bazı fotoğraflara ve şûraya katılımından kısa bir süre sonra vefat eden Doç. Dr. Hayrettin Orhanoğlu’nun anmasına yer verilmiştir. Son derece kapsamlı bir şekilde düzenlenen Türkçe Şûrası sonucunda yayımlanan bu kitap kanaatimizce konuyla ilgili her araştırmacı ve öğrenci için bir kaynak kitap niteliği taşıyacak ve disiplinler arası çalışmalara katkı sunacaktır.

Kitapta yer alan tebliğlerde Türk dilinin dünü, bugünü ve geleceği farklı disiplinlerin yaklaşımlarıyla değerlendirilmiş; aynı zamanda bugüne ve geleceğe yönelik, Türk dili özelinde önemli teklif ve tavsiyeler sunulmuştur.

Birinci bölümdeki tebliğler dil ve felsefe ilişkisini tartışmaktadır. Türkçe’nin bir felsefe dili olarak sunduğu ve sunabileceği imkânlar, kültür ve dil ilişkisi, dilin ontolojisi ve son olarak felsefe terimleri meseleleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölüm konuşma dili meselesine ayrılmıştır. Konuşma ve yazı dili bağlamlarında Türkçe üzerinde durulmuş, dilimizde kavram ve kelime türetilmesi konusundaki bakış açıları değerlendirilmiştir. Üçüncü bölüm devlet dili ve resmî dil meseleleri ile ilgilidir. Bu bölümde devletin dili ile kişi adları ilişkisi, dil ideolojisi, resmî dil ve Cumhuriyet Döneminde Türkçenin sadeleştirilme çalışmaları hakkında tebliğler yer almaktadır. Dördüncü bölüm edebiyat dili üzerinedir. Günümüzde edebiyat dili olarak Türkçe, edebiyat terimleri ve edebiyat dili meseleleri ele alınmış, dilimizin önemli yazarlarından Refik Halit Karay’ın kullandığı Türkçe değerlendirilmiştir.

Beşinci bölüm Türk dünyasında ortak Türkçe meselesi üzerinedir. Bu bölümde Türk devletleri arasındaki ortak dil-alfabe meselesinin önemi ve dil inkılâbı hakkında fikirler beyan edilmiştir. Altıncı bölüm dilbilgisi konusunu içermektedir. Bölümde Türkçenin dilbilgisi meselesi, Türkçe sadeleştirilirken yapılan hatalı kelimeler ve imlâ-yazım meseleleri hakkında tartışmalar yer almaktadır. Yedinci bölüm eğitim-öğretim dili hakkındadır. Bu bölümde müfredat dili, Türk eğitim sisteminde eğitim öğretim dili olarak Türkçenin öğretilmesi, eğitim dili olarak Türkçe, ilk ve ortaöğretimde kelime hazinesi ve yurt dışında yabancı dil olarak Türkçe öğretim politikası gibi meseleler tartışılmıştır. Sekizinci bölüm akademik dil ve ilim dili meselelerini içermektedir. Akademi ve dil, Türkçenin fen ve teknik bilim alanlarında kullanımı, Türk dili akademisi ve sanat-düşünce-akademik dil arasındaki farklar üzerinde tartışılmıştır.

Dokuzuncu bölüm din ve ilahiyat dili hakkındadır. Din dilinin mantığı, Türkçede din dilinin kuruluş süreci, akademide din dili ve genel anlamda din dili meseleleri üzerinde durulmuştur. Onuncu bölümde tıp dili ve güncel bir mesele olarak koronavirüs salgınının dilimize etkileri üzerinde durulmuştur. On birinci bölüm Batı kaynaklı kelimeler ve tercüme dili hakkındadır. Batı dillerinden alınan kelimeler sonucu Türkçede yabancılaşma, Türkçedeki Batı kaynaklı kelimeler, tercüme faaliyetlerinin önemi ve tercüme kalitesi, Tanzimat Dönemindeki tercüme tartışmaları üzerinde durulmuştur.

On ikinci bölüm hukuk dili ve kanun dili hakkındadır. Türkiye’de hukuk ve kanun dilinin dönüşümü ve geçmişten günümüze hukuk dilimiz meseleleri tartışılmıştır. On üçüncü ve son bölümde haberleşme ve medya dili üzerine düşünülmüştür. TRT-RTÜK-TDEK bağlamında denetleyenin denetlenmesi, bilişim dili ve spor dallarına ait söz varlığının Türkiye Türkçesine yansıması gibi konular üzerinde durulmuştur.

Görüldüğü gibi Türk dilinin geçmişi, bugünü ve geleceği çok farklı pencerelerden geniş bir biçimde değerlendirilmiş, çözüm önerileri, tavsiyeler ve durum tespitleri sunulmuştur. Türkçenin bu denli geniş bakış açılarıyla değerlendirilebilmesi dilimizin ne denli verimli olduğunu tekrar gözler önüne sermektedir. Bahsettiğimiz bu kitabın muhatabına yararlı olmasını temenni ederiz.

Fatma Bilge Şimşek (ASBÜ Tömer Öğ. Gör.)

Kitabın içeriğine ulaşmak için TIKLAYINIZ.

We use cookies to ensure you get the most of our services

By using asbu.edu.tr, you are consenting to the use of cookies.